Excerpt for Ülkücü Şiirleri by , available in its entirety at Smashwords













Ülkücü

Şiirleri















İbrahim SARI

Ülkücü Şiirleri

Copyright © 2017, (İbrahim SARI)

Tüm hakları yazarına aittir. Yazarın izni alınmadan kısmen veya tamamen çoğaltılması veya farklı biçimlere çevrilmesi yasaktır.

BİRİNCİ BASKI: 2017

Yayınevi Adresi:

NoktaE-Book Publishing

Aşağı Pazarcı Mah.1063 Sokak.No:7

Antalya / TÜRKİYE

Iletişim: noktaekitap@gmail.com

Web:http://www.noktaekitap.net

Bu kitabın tüm hakları ve sorumluluğu İbrahim SARI’ya aittir..

Kapak: NOKTA E-KİTAP

Yayınlayan: NET MEDYA YAYINCILIK

Nokta E-Book International Publishing









Ülkücülük

Ülkücülük batı dillerinden dilimize giren idealistlik kelimesiyle aynı olan bir anlam belirtmektedir.

Ülkücülük veya idealizm insan kafasının içinde elde edilmesi, varılması en mükemmel, en güzel, kendisini mutlu edecek hedeflerin tasarlanması ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için arzu gösterilmesi ve çalışılması anlamını taşır. İnsanlar arasında idealistler yetişmeseydi insanlık bugün dünyayı aydınlatan birçok gelişmelerini, birçok alanlardaki yükselişlerini sağlayamazdı. Her gerçek, her fikir önce insanların kafasında bir hayal olarak doğar. İnsanlar hayal ederler. Hayal kurarlar. Bu hayalleri kendileri için iyi olan, kendilerinin özledikleri, elde etmekle mutluluk duyacakları birtakım istekleri, birtakım özleyişleri belirtir.

İnsanlar hayalleriyle büyük ölçüde insan olurlar. İnsanlar hayalleriyle diğer canlılardan bir ayrıcalık gösterirler ve gerçekten insanlık vasfını kazanmış olurlar.

İşte ülkücülük de yani idealizm de insanların ve insan toplulukların kendileri için varılması mutluluk sağlayacak, varılmasıyla en gelişmiş, en yükselmiş bir durum sağlayacak, bir hayalin düşünülmesi ve insan beyninde tasarlanarak şekillendirilmesidir. Her toplumda idealistler vardır, ülkücüler vardır ve ülkücülerin, idealistlerin bulunuşu toplumlar için bir saadettir; büyük bir talihtir! Türk milleti için bizim düşündüğümüz ülkü nedir? Türk milleti için tasarladığımız ideal nedir?

Her şeyden önce Türk milletinin ahlâkta, maneviyatta, insanlık duygularında en yüksek seviyede bulunması, yaşaması ve ilimde, teknikte dünyanın en ileri gitmiş varlığı hâline gelmesi ve ekonomik açıdan kalkınmış, tarımını modern tekniğe göre geliştirmiş ve modern sanayii kurulmuş, refahlı bir toplum hâline gelmesi, Türk toplumu için bir Türk milliyetçisinin düşüneceği ülkünün esaslarından mühim bir kısmını teşkil etmektedir.

Türk milliyetçiliğini, ülkücülüğünün sınırları içinde sade bunlar mı vardır? Sade bunlar değil başka düşünceler, başka hedefler de vardır. Bu hedefler Türk milletinin hiç kimseden merhamet dilenmeyecek bir duruma gelmesi, kendi gücüyle ayakta duran, kendi gücüyle varlığını koruyabilen ve sözünü dünyanın her yerinde saydırabilen bir varlık hâline gelmesi düşüncesidir. Bunun yanı sıra Türk milletinin haklarını her zaman dünyaya tanıtabilmesi, dünyaya duyurabilmesi düşüncesidir ve bunun yanı sıra bütün Türklerin kölelikten, yabancıların buyruğu altında yaşamaktan kurtulmaları ve Self Determination, yani kendi mukadderatına kendilerinin hâkim olması kutsal prensibine göre, hepsinin bağımsız hâle gelmeleri, bağımsız olmaları Türk ülkücülüğünün bir diğer görüşü, düşüncesidir. Bunun için millî doktrinin önemli bir ilkesi olarak ülkücülüğü almış bulunmaktayız. Türk milliyetçilerinin ülkücülük tarifinin sınırları içinde bulunacak görüşleri, fikirleri ancak genel olarak işaret etmiş bulunmaktayız.

Türk ülkücülüğünün hedef aldığı düşünceler genel olarak belirtilmiş olan bu fikirlerden ibaret değildir. Ülkücülüğümüzün içerisinde her mesleğe mensup Türk milliyetçilerinin kendi mesleklerinde en ileri, en yüksek ve gerek kendi milletimiz için. gerek insanlık için en çok yararlı neticeleri elde etmek görüşü de yer alacaktır. Bir Türk Milliyetçisi kendi toplumu için, kendi milleti için idealizmi daima göz önünde bulunduracak, bu genel idealizm prensipleri ile birlikte kendi sahası, kendi branşı ile ilgili çalışmalarında da bu temel ve genel mahiyetteki ülkücülüğün esaslarına uygun, onunla bütünleşmiş bir hâlde kendi branşı ile ilgili ülkücülüğünü de tespit edip güdecektir. Ülküler uzak hedeflidir, uzun vadelidir.Bir ülkünün hemen yarın gerçekleşmesi mümkün olmayabilir. Ülküler önümüzdeki yılları, önümüzdeki yüzyılları kapsayabilir. Ama ülkü insanının kalbini aydınlatan bir ışıktır. Ülkü insanlara yönünü tayin etmesini sağlayan bir kılavuzdur. Milletler için de millî ülkü, milletin kılavuzu, milletin yolunu aydınlatan güneşidir. Ülküsüz insan çamurdan bir varlık gibidir.

Ülküsüz insan dümensiz, pusulasız bir gemi gibidir. Bunun için her Türk milliyetçisi, her Dokuz Işıkçı mutlaka ülkücü olacaktır, mutlaka ülkü sahibi bulunacaktır. Hem milli ülkü sahibi olacaktır, hem insanî ülkü sahibi olacaktır, hem de kendi mesleğiyle ilgili ülkücü bir kişiliğe sahip olacaktır ki, hem de kendi mesleğinde başarılı, yararlı bir kişi olarak gelişsin hem de mensup olduğu topluma, milletine yararlı hizmetler yapsın, insanlığa yararlı faaliyetler gösterebilsin.

Bunun için Dokuz Işık doktrininin çok önemli ilkelerinden olan ülkücülüğe büyük değer vermekteyiz. Ülkücüyüz! İnsanlık ailesi, yeryüzünde yaşayan bütün insanlar, milletler denen aynı aynı üyelerin bir araya gelmesinden meydana gelir. Bir insan, insan olmak isterse, insanlığa hizmet etmek isterse, evvelâ kendi milletine hizmet etmeli, kendi milletini yükseltmeye, kendi milletini mutlu kılmaya çalışmalıdır. Bunu yaptığı takdirde aynı zamanda insanlığa da hizmet etmiş olur.

Çünkü bir insan kendi ailesini düşünür ve ona karşı vefalı kalırsa, insanlık duygulan en olgun seviyeye erişeceği için, kendi ailesi dışındaki insanlara karşı da yaranı ve vefalı olur. Bir insan kendi milletine faydalı olamaz, kendi milletine karşı bağlılık duymazsa, onun insanlığı düşünmekten bahsetmesi nihayet bir fantazi olur. İnsan, yetiştiği toprağın, yetiştiği milletin refahını, iyiliğini, saadetini ve şerefini temin etmelidir. Bunu yaptığı takdirde, o millet insanlığın bir parçası olduğu için, dolayısıyla insanlığa da hizmet etmiş olur. Ülkücülüğümüz nedir?

Ülkücülüğümüz; Türk milletini en kısa yoldan en kısa zamanda modern uygarlığın en üst seviyesine çıkarmak; mutlu, müreffeh hale getirmek; bağımsız, özgür, kendi haklarına sahip bir hayata kavuşturmaktır. Kişilere hürriyet, milletlere istiklâl başta gelen prensiplerimizdendir. İnsanlar hür ve eşit haklara sahip olarak doğarlar. Kabiliyet ve görevlerinin dışında insanlar haklarına tam olarak sahip kılınmalıdırlar.

Toplum içerisinde insanlar kişisel liyakat ve kabiliyetlerine göre görevlendirilmeli ve bir sıraya konulmalıdır. Bütün bunlarla beraber ayrımsız olarak herkese bir imkân eşitliği sağlanmalıdır. İmkân eşitliği derken mücerret anlamda bir eşitlik anlaşılmamalıdır. Bu ülkücülüğümüzün içine bu günkü sınırlarımızın dışında bulunan Türklere ait herhangi bir şey girer mi? Türk adı taşıyan herkes bizim sevgi ve ilgimizin çevresi içindedir. Bundan vazgeçemeyiz. Bu her milletin tabiî hakkı olduğu gibi Türk milletinin de tabii hakkıdır.

Bu günün Birleşmiş Milletler Anayasası, yeryüzünde yaşayan her millete "kendi mukadderatına hâkim olma" (şelf determination) dedikleri prensibi kutsal bir prensip olarak ilân etmiştir.

Bugün Afrika'da yaşayan ve bugüne kadar hiçbir bağımsız devlet kuramamış olan Zencilere dahi, kendi mukadderatına hâkim olma (şelf determination) hakkı kutsal bir hak olarak tanınır ve bunların her biri yabancı boyunduruğundan, sömürgecilerin elinden kurtulup bağımsızlığını alırken, başkalarının boyunduruğu altında tutsak bulunan Türklerin tutsaklıktan kurtulmasını istemek, dilemek, bunun için iyi niyetler taşımak, Türk olan herkes için en tabiî ve kutsal bir haktır.

Fakat biz ülkücülüğümüzde daima gerçekçi olmayı ve girişilecek faaliyetlerde Türkiye'yi hiçbir zaman tehlikelere, risklere, , maceralara sürüklemeyecek bir yol üzerinde bulunmayı esas kabul ederiz. Ülkücülüğümüz bir macera fikri değildir.

Ülkücülüğümüz, Türk milletinin en kısa, yoldan, en kısa zamanda modern uygarlığın en üst kademesine yükseltilmesi, müreffeh, mutlu bir hayata erdirilmesi, kendi gücüyle ayakta durabilecek bir hâle getirilmesi ve her çeşit korkudan, baskıdan uzak olarak, hür, müstakil yaşaması ülküsüdür.

Bu ülkü aynı zamanda Türk olan herkese karşı ilgi ve sevgi göstermeyi, onların mutluluğunu dilemeyi ve onların mutluluğunu, Türkiye'yi risklere, tehlikelere maruz bırakmadan, bırakmaksızın, bırakmamak şartıyla sağlamaya çalışmayı içine alan bir ülkücülüktür.






















ÜLKÜCÜ YEMİNİ.


Allah'a , Kur-an'a , Vatana , Bayrağa yemin olsun.

Şehitlerim , Gazilerim emin olsun

Ülkücü Türk Gençliği olarak , Komunizme , Kapitalizme ,

Faşizme ve her türlü emperyalizme karşı mücadelemiz sürecektir.

Mücadelemiz son nefer , son nefes , son damla kana kadardır.

Mücadelemiz milliyetçi Türkiye'ye turana kadardır.

Ülkücü Türk Gençliği olarak ,

Yılmayacağız , Yıkılmayacağız , Başaracağız , Başaracağız ,

Başaracağız .

Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin.

Amin...







ÜLKÜCÜ ŞİİRLERİ


TÜRKÜN KOLU BÜKÜLMEZ

TÜRKÜN GÜCÜ TÜKENMEZ

BİR KERE KALKAN BAYRAK

BİR DAHA YERE İNMEZ...!


Neyimiz eksik ki her şeyler mevcut,

Yunusca nefreti sevgide kurut,

İyi günde kötü günde bir vucut,

Olursa kol kola ÜLKÜCÜLER...!


ilimde irfanda kol kola

Akılda mantıkta kol kola

Gayrette cabada kol kola

Bu memleket için kol kola ÜLKÜCÜLER...



Bu memleket bahçe sizlerse çiçek,

Sevgiyle hayaller gerçeklesecek,

Eğriler,yanlışlar hep düzelecek,

Olursa kol kola ÜLKÜCÜLER...


Tertemiz duyguyla,tek niyet ile,

Ayrım gayrım olmaz adalet ile,

Bir savaş başlar ki cehalet ile,

Olursa kol kola ÜLKÜCÜLER...







Ülkücü Dediğin...


Sevdiğini Allah için sevenler,

Peygamberin izinden gidenler,

Komşusu doyduktan sonra yiyenler,

Ülkücü dediğin böyle insandır.


Gelmiştir dünyaya bir gaye için,

Büyük düşünürler hep bunun için,

Çalışır Milleti, Vatanı için,

Ülkücü dediğin böyle insandır.


Eylülde yemedik darbe kalmadı

Yine de devlete ömür adandı,

Halkına hizmettir bütün isteği,

Ülkücü dediğin böyle insandır.


Haksızlık görünce susmayandır o,

Tehlike görünce korkmayandir o,

Kinini Vatana kusmayandır o,

Ülkücü dediğin böyle insandır.


Hasan Gencel













BOZKURTLAR MARŞI



Bozkurtlar'ın Başbuğları kükreyince söğütte.

Soluk yapraklar uçuşur, dökülür bir nefeste

Kanımızdır, canımızdır her şeyimiz bu vatan.

Bastığın yerleri tanı, altında Türk'tür yatan.

Atalardan bize kalan emanettir bu vatan.

Susuz kalsa toprağımız, sularız kanımızla.


Haydi yiğit haydi yiğit haydi yeni akına.

Ülkümüzün, ülkümüzün cihan varsın farkına.

İmamoğlu rahat uyu, sen ölmezsin

İntikamın alınacak bozkurtlar etti yemin

Şehit kardaş rahat uyu, sen ölmezsin ölmezsin.






















BOZKURT MARŞI



Bozkurtlar'la, Bozkurtlar'la;

Türk yükselir Bozkurtlar'la.

Elde sancak, gökte bayrak,

Hak birliktir Bozkurtlar'la !..


Fedadır yurda canımız.

Er meydanı mekanımız.

Donatacak dokuz tuğu,

Damardaki al kanımız!


Emir senden, ölmek bizden,

Adanmışız bu ülkeye,

Dönmek yoktur sözümüzden!..

Hain, kahpe yoktur bizde,

Birlik vardır ülkümüzde!..


Adımıza Bozkurt derler

Korku yoktur gözümüzde!..

İnanmışız bir Allah'a

Rehberimiz hem Kur'an'a!

Uzak değil, çok yakında

Varacağız biz Turan'a.












BOZKURTLAR TAŞIYACAK


Ankara mescit oldu milyonlar saf tuttu

İnsanlar vecde daldı ve soğuğu unuttu.

Ben de binada kıldım cenaze namazını

Bu cenazede tattım has sevginin hazzını.

Yarab bu ne sevgidir kabul et duaları,

İşte son görevinde başbuğun Bozkurtları

Şimdi öksüz kaldınız ama başınızı eğmeyin

Emaneti ehlinden başkasına vermeyin.

Haydi şimdi hepiniz vicdanen denetlenin

Allah rızası için hele bir kenetlenin,

Rahat uyu başbuğum Türklük hep yaşayacak

İslam'ın bayrağını Bozkurtlar taşıyacak...
















BAYRAĞIM


Göklerin ay yıldızı gönüllere dolmuşsun

Dalgalandığın yerde Türk'e vatan olmuşsun.

Hiç durmadan dalgalan hep edalı, edalı

Sen Türk'ün Bayrağısın bende sana sevdalı.

Hürriyetin Bayrağı, Türk'ün şerefi, şanı

Seninle gururludur bu vatanın her yanı,

Ölülerle birlikte gölgende yaşıyoruz,

Gelecek nesillere sevgini taşıyoruz.

Yüksekte kal Bayrağım üzülüp sinemezsin,

Mahşer gününe kadar gönlerden inemezsin.

Adı ile adını Türk halkı yazmış başa

Mevlam zeval vermesin ebede kadar yaşa...




















BAYRAK


Türk İlinde Türke Aşık Bozkurtlar

Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor

Gün Görmemiş Dertler Sarmaşık Yurtlar

Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor


Tanrı Buyruğudur Kağanın Sözü

Sönmeyen Ateşle Dağladık Özü

Bizden Olmayanın Bizdeyse Gözü

Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor


Kıbrıs Kerkük Kırım Yöresi İle

Düşen Kürşadın Karesi İle

Sarsılmaz Ahlakı Töresi İle

Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor


İmamoğlu Dinmeyecek Bu Akın

Ülkülerle Olur Uzaklar Yakın

Kuruhay Kararı Yeni Bir Akın

Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor















1980 12 EYLÜL ANAYASASI


BİR TASLAĞIN DESTANI


Bana sorarsanız bu anayasa;

Sonu uçurumlu yola benziyor.

Bu yasaya göre memleket ise;

Meçhule yol alan sala benziyor.

Şimdi sırasıyla alalım ele:

Hile var bu işte, vallahi hile...

Bu taslağı millet oylasa bile,

Dipçikle yenecek yala benziyor.

Cumhuriyetmiş! Tamam öğrendim.

Velâkin yeterli bulamadım kendim.

Urusya da cumhuriyet efendim!

Yorumu bir hayli bola benziyor.

Taslağı yazanlar gökten mi inmiş?!

Yavrular bu işi nerden öğrenmiş!..

Bu devlet ne millî, ne değil denmiş.

Çingenenin açtığı fala benziyor.

Milliyetçiliğin tarifi gel ki;

Tamamıyla saçma.Sorarlar çünkü;

"Türk'ten ayrı mıydı Atatürk'ünki?"

"Türk" adı eskimiş nala benziyor.

Her devrin itleri! Siz hâlâ susun.

Yaltakçısı olun beş-on deyyusun.

Taslağın içinde gazete, basın,

Kökünden kesilmiş dile benziyor.

Bu değil bizdeki derdin ilâcı,

İslâm'dan eser yok, ne kadar acı...

Meyve verir ise fikir ağacı,

Baltaya namzetlik dala benziyor.


Her zaman ensede bekliyor tokat,

"Huzur" kalp hastası, "hürriyet"sakat.

Toplanmak, yürümek izinsiz, fakat

Hovarda göğsünde güle benziyor.

Hâkimiyet kalktı milletten rafa.

Firavun'dan yoktu bu kadar sefa.

Seçme hakkı beş senede bir defa

Ağıza çalınan bala benziyor.

"İrade-i Millet" edilmiş talan.

Sendika hikaye, sözleşme yalan.

Dernekler-mernekler, partiler filân;

İstemeden doğan döle benziyor!

Sermaye; üstünden aşılmaz kaya.

Bir lâf var; Nerene dayarsan daya.

İşveren canavar, mümkün mü doya!

İşçiler köleye, kula benziyor.

İki meclis ver ki; Ortaçağ düşü.

Biri "avam" işi, biri "lord" işi.

Lordunkine bakın; çok keskin dişi.

Avamı ki, bağlı kola benziyor.

Güvenlik Kurulu denilen meret,

Tavsiyesi emir, erkeksen diret!

Hesabı meydanda, bilirsen kerrat.

Hükümetin ömrü yıla benziyor.

Memur mahkûm olmuş, cezası kürek.

Çilesi tükenmez, çek aslanım çek...

Cumhurbaşkanımız "Neron" mübarek!

Yetkisi ateşe, sele benziyor.

Saç-sakal, kıyafet, hepsi kalıpta.

Giyemezsin, her renk urba alıp da.

Millet; boğulurken kurtarılıp da,

Irzına geçilen dula benziyor!

Şimdi siz söyleyin: Nasıl hürlüktür?

Ârif'çe görmemek, resmen körlüktür.

Bunun adı bizde: DİKTATÖRLÜKTÜR.

Demokrasi biraz role benziyor!..


Ozan ARİF



















12 EYLÜL 1980


Kaç yıl oldu 12 Eylül oldu olalı

İdareyi bu beyler ele aldı alalı

Senelerce dinledik tantanayı mavalı


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Seven sevsin arkadaş sevene de karışmam

Alkışlayan alkışlar, övene de karışmam

Önce sevip sonra diz dövene de karışmam


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Sahi ne için gelmişti 12 Eylül ne için?

Cümle alem bilir ki, anarşi terör için

Hepsi yine tastamam buyrun burdan için


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Dün ülkücü vuranlar bugün asker vuruyor

Hem de tek tek değil cemse cemse kırıyor

Gün geçtikçe anarşi daha da azıyor


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Soruyorum 12 Eylül neye yaradı?

Herifler İstanbul'da karakolu taradı

Ülkücü'yü ezmekmiş bu beylerin muradı


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Güneydoğu kan gölü, kan ağlıyor taş toprak

Köyler yasa bürünmüş ırganmıyor dal yaprak

Ülkücü de yok bundan sonra sen gör bak


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Ülkücü yok dediysem varım, varım ama sessizim

Ocağımı yıktılar yuvasızım, ıssızım

Bunlar ile helaya gidersem namussuzum


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


İkide bir denen şu, eşkıya kazınacak!

Komünist de demezler dürzilere bak bak

Çünkü öyle deseler itibar sarsılacak


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Silahlar dağıtıldı tutuşunca etekler

Komünist gelecek diye bundan sonra kim bekler

Anlasın ülkücünün kıymetini köpekler


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Ne değişti hemşerim, anarşi var, terör var

Süleyman yok da, beslemesi Turgut var

Yeğen Yahya yerine ağabeyi Korkut var

Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Köşkün eski sahibi kim? Fahri Korutürk

Şimdi ki, Türk de değil yarı hırvat yarı Türk

Gelen çoban oluyor, nasıl olsa sürü Türk


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Türk-İslam diyeni zulümle yıldırdılar

Milliyetçi Hareket koymayıp kaldırdılar

Bir irtica tutturup İslam'a saldırdılar


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Benim bacım türbanla mektebine gidemez

Onların ki çırçıplak hiç kimse bir şey demez

Bizde mümin Rum kadar hür ibadet edemez


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Neymiş de Türkiye hızla gelişmiş hızla

Gelişmede ölçü ne? Ölçü çikita muzla

O zaman Uganda'da gelişme bizden fazla


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Dünya zaten devamlı gelişme halindedir

Bizdeki gelişmenin sürati, hızı nedir?

Adımız hala yine geri kalmış ülkedir

Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Kandırdılar hemşerim kandırdılar vatanı

Yiyip içip ceplere indirdiler vatanı

Kel Ali'nin barına döndürdüler vatanı


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


İstatistik rapordur şimdi bakın şu işe

80'de 30 bin'miş vesikalı fahişe

Şimdi tam çeyrek milyon, yayılmış kıyı köşe


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Vesikalı bu ise peki vesikasızı

Onlar hızlı sosyete dersem asarlar bizi

Kimi bakan dostudur, kimi Başkan kızı


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Allah zeval vermesin vatana ve millete

Benim sözüm 12 Eylül denen illete

Yapanları şikayet ediyorum millete


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Acım millet içindir, millet bilir acımı

Terk eyledim yurdumu, gardaşımı, bacımı

Ben ölürsem oğluma miras koydum öcümü

Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.


Biliyorum bunlar tuzak kuracak

Bunlar Ozan Arif'i ya asıp ya vuracak

Asarlarsa son sözümü soracak


Ben 12 Eylül'ün nesini seveceğim

Yapana yaptırana ipte de söveceğim...


Ozan ARİF

























UŞUYORUM


Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır

Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum

Gözlerim parke parke taş duvarlarda

Açılıyor hayal pencerelerim

Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum

Kekik kokulu koyaklardan aşarak

Güvercinler ülkesinde dolaşıyor

Bir çeşme başı arıyorum

Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp

Mis gibi nane kokuları arasında

Ruhumu dinlemek istiyorum

Zikre dalmış her şey

Güne gülümserken papatyalar

Dualar gibi yükselir ümitlerim

Güneşle kol kola kırlarda koşarak

Siz peygamber çiçekleri toplarken

Ben çeşme başında uzanmak istiyorum

Huzur dolu içimde

Ben sonsuzluğu düşünüyorum

Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum

Durun kapanmayın pencerelerim

Güneşimi kapatmayın

Beton çok soğuk, üşüyorum..


Muhsin YAZICIOĞLU









NE MUTLU


Toprak bedenimi sarsa

Bayrak gönlümdeki yarsa

Selam Edirne’den Kars’a

Adım, adım yürüyene


Yesevi'den başlayan yol

Hacı Bektaş, Yunus kol kol

Hepsinde bir beraber ol

Gönül sözü dinleyene


Çağlar açtım, çağlar dürdüm

Yirmi dört boy hayat sürdüm

Dünyaya adalet ördüm

Medeniyet dinleyene


Üç kıtada ayak izim

Üç kıtada dilim sözüm

Türk’üm, Türk’üm diye sazım

Avaz avaz söyleyene

Ne Mutlu Türküm Diyene

Mustafa Yıldızdoğan












ADI TÜRK


Yanar yürek yanar sönmez su ile

Derdime deva bulayım hu ile

Yakılmamın gerekçesi şu ile;


Yüreği Türk, lisanı, görüşü Türk

Mızrabını sazına vuruşu Türk

Saçı Türk, sakalı, duruşu Türk


Dediler ki : "biz bu ruhu atak" başbuğum

"Atak atak hainleri tutak" başbuğum


Bedenim ruhumun kölesi imiş

İnancım ömrümün çilesi imiş

Türklüğüm başımın belası imiş


Dediler "bu Türktür başa dert olur"

"Adım attığı yer ona yurt olur"

"Kurt eli, ta ezelden kurt olur"


Düşündüler ki : "biz bunu yiyek" başbuğum

"Yiyek yiyek sonra şehit diyek" başbuğum


Söz-Müzik: OSMAN ÖZTUNÇ











ÖLÜM ŞARKISI


Çıkma benim bahtı karam gece yarısı

Yağar yağmur rüzgar söyler ölüm şarkısı


Sevda közünü kül korur

Sağ yanımı dar ağacında

Bir yanıma ferman vurur

Hilal yıldızlar kucağında


Lanet olsun lanet olsun kara ellere

Sırtımıza coplar indi hergün kaç kere


Şu sevdamı Rabb’im bilir

Sağ yanımı hal nazarında

Asın beni kim ne bilir

Çamlıbel'in mal pazarında


Söz-Müzik: OSMAN ÖZTUNÇ

















HARP VE SULH


Kutlu Yolda Giden Geri Kalmasın

Hainler Sevinip Düşman Gülmesin

Canını Seven Bana Gelmesin

Yumruklar Alnımızda Kazımızdır


üç Kıta Üstünde Uçtuk Yel Gibi

Dereler İçinde Aktık Sel Gibi

Tarihi Konuşturan Tatlı Dil Gibi

Adalet Yolunda Yarışımızdır


Türk İçin Ağlayıp Türk için Gülen

Köylüyü Kuyruktan Karneden Alan

İnsan Emeğinin Hakkını Bilen

Milliyetçi-Toplumcu Görüşümüzdür.



















SOYSUZ ELLER KURUYACAK BOZKURTUM

TANRI TÜRKÜ KORUYACAK BOZKURTUM


Ülkümüz Göklerde Dalgalanan Bir Sancak Allahın Huzurunda Eğiliriz Biz Ancak


Purchase this book or download sample versions for your ebook reader.
(Pages 1-41 show above.)